ana sayfa > Not Defteri > Sevgili Mete, Dear Mete, Mete, Mete…!

Sevgili Mete, Dear Mete, Mete, Mete…!

Cumartesi, 18 Eki 2008 yorum ekle yorumlara git

Sevgili Mete, Dear Mete, Mete... gibi artık kulağımda çınlayan bu sesler ve insanlara sıklıkla "Hı?" gibi verdiğim cevaplar...

Sosyal yaşamım kantinde içilen çay, sık görülen iki üç arkadaşla yapılan aynı sohbetler, Facebook, Terminatör ve Kurtlar Vadisi dizisi ve oynanan bir kaç oyun...

Yapılacak işler;

ISPRS-SC (www.isprs-sc.org) için Message Board, User Rank System, Document Archive.

Geomatik Uygulamalar (www.mtrcn.com/geo_yeni) için pafta bulucu v2.0, nivelman hesabı, altayapı iyileştirmeleri.

Okul (İTÜ) için yakında başlayacak kısa sınav ve vizelere hazırlık, ders tekrarları, ders çalışmak için kaynak bulma.

Bireken diğer işler; yüzlerce satır kod analizi ve optimizasyonu, okunacak dergiler, okunacak makaleler, cevaplanacak e-postalar, IAESTE ve ISPRS toplantılarına hazırlık, JFK genel kurulu, araştırılması gereken konular, siteme yazılması gereken yazılar, temizlenmesi gereken bir masa...

Başlayan fiziksel sorunlar, sol göz seyirmesi, uyuşukluk, sürekli birşeyler atıştırma durumu, saat alarmı ile 9:30'da bile zor uykudan kalkma, kafayı koyunca uyuma.

Başlayan ruhsal sorunlar, yalnızlık hissi, hissizleşme, duyarsızlaşma, gülmeyi unutma yada sürekli gülme, asabileşme, sürekli çalışma isteği, çalışmazsam huzursuz olma.

Çözüm: Aranıyor...

Kopuk kopuk yazdım kusuruma bakmayın. Belki anlaşılmamıştır diye belirteyim, son bir haftadır üzerimde aşırı bir yük var, yükün nedeni hiç kimse değil sadece benim. Eylül ayı boyunca sabahlara kadar çalışma ve devamında alışkanlık haline gelen bu yaşam tarzı okul açılıncada devam etti. Hergün yolda geçen 2 saatin verdiği yorgunluk hatta bazen otobüste ayakta uyuduğum oluyor ve ilk frende düşüyorum. Sürekli gelen "Dear Mete, Sevgili Mete, Mete..." ile başlayan devamında; şunu şunu yapalım şurda eksiklik var şu tarihte toplantı var, şu gün buluşalım, şu nasıl....  ile devam eden e-postalar.

Geçen gün uzun zamandır görüşmediğim Cansu saat akşam 9 gibi aradı ancak ISPRS toplantısındaydım ve aramızdaki konuşma şöyle gelişti:

Ben: Alo?

Cansu: Mete naber? ben Cansu.

Ben: Hı? Cansu..... Aaa Cansu naber?

Cansu: İyi Mete sen?

Ben: Hı? Haa... bende iyiyim. Toplantıdayım da şuan kalabalık ortam ondan böyle cevap veriyorum. (Toplantıdayım tamam da neden böyle cevap verdiğim kısmı yalan)

Cansu: Ben rahatsız etmeyeyim o zaman.

Ben: Yok etmiyorsun, sen Amerika'dan ne zaman döndün. Ben senden birşey istiycektim.

Cansu: ?? Bir ay oldu.

Mete: Eee?

Cansu: Arayayım dedim. Görüşmüyorduk uzun zamandır.

Mete: Tamam görüşürüz yani görüşelim. (Sıçtım) Nasılsın? (Sıvıyorum)

Cansu: Neyse kapatayım sonra konuşuruz.

Mete: Tamam, hadi görüşürüz.  !?!

Okuldaki derslerin sunumlar üzerinden işlenmesi benimde sunumla ders işlemeye alışık olmadığım için film izler gibi ders dinlemem sonucunda derste uyku ile verdiğim mücadele ile hiç bir şey öğrenmeden eve dönme. Dengesiz trafik yoğunluğu nedeniyle bazen dersleri kaçırmam. Bazı insanlarla aramda olan sorunların (sorunların benim tarafımdaki kısmını bile unutmuş durumdayım) çözüm için vakit bulamam, onlarında bu konuda bir çaba göstermemesi. Sürekli sol gözüm seyiriyor, okduğum kadarıyla aşırı stres, yorgunluk ve bilgisayar ekranı karşısında geçen süre nedeninden oluyormuş; böyle devam ederse göz kapağı tamamen kapanabilirmiş. Tek göz idare ederim.

Ne zaman bitecek? Tahminim bir ay sonra tüm bunlar bitmiş olur, herşey yoluna girer ancak böylesi daha önce olmamıştı.

Bitmezse? Yorum yok.

Ne için tüm bunlar? Bendeki boş durmayı kabullenememe hastalığı yüzünden.

Böyle karman çorman bir yazıdan birşey yine de anlamamış olmamanız lazım en azından benim içinde bulunduğum karmaşıklığı anlamışsınızdır diye umut ediyorum. :)

mete @ mtrcn.com adresli MSN Messenger hesabımı kullanmayacağımı 4 ay önce açıklamıştım ancak sadece arkadaşlarıma açık olacak bir MSN adresi açtım (daha doğrusu açmak zorunda kaldım) detaylar burada. (Facebook'ta sadece arkadaşlarım okuyabilir.)

Bu arada sitemin günlük tekil ziyaretçi sayısı 140 - 150 arası değişiyor. Aylık 4500 tekil ziyaretçi sayısına da ulaşmış durumdayım. Adam ölücek neyi düşünüyor diyeceksiniz :)

  1. Serhat
    Pazartesi, 20 Eki 2008 zamanında 11:18 | #1

    Her zaman Mete ayıpsın… Ankara’ ya geliceksen eğer ordan da geçebiliriz…

  2. Pazar, 19 Eki 2008 zamanında 14:23 | #2

    Serhatcım çok tşk ederim davetin için karedenizi hep görmek istiyorum aslında konuşalım bunu daha sonra.

  3. Serhat
    Pazar, 19 Eki 2008 zamanında 14:21 | #3

    Metecim ağır yüklenmişin vala inşallah göbeğine yansımamıştır. Bak ne geldi aklıma; bu ağır yükten kısmen de olsa uzaklaşmak için atla haftasonu Samsun’a gel misafirim ol. Ne dersin?

  1. şimdilik geri bağlantı yok